Hayata Dair…

Televizyonu KAPAT!

Öncelikle merhaba sevgili -okur- günlük*,
heralde 6-7 aydır televizyon karşısına oturmuyorum, oturduğumda daha doğrusu uyamaya yeltendiğimde -yatağımın karşında tam televizyon- uykumun gelmesini istediğim zaman bir araç olarak kullanıyorum televizyonu, bu arada şöyle bir replik gelebilir aklınıza, “Valerian kökü çiğne!” gerçi “doğal(!)” kapsülleride var ama  televizyon gerçekten işe yarıyor :)

Televizyona gitgide karşı olmaya başladım bu  süreç içinde! neden mi? Bunları ben anlatmayacağım, çünkü insanlar “ünlülerden(!)” duymadıkları şeyleri o kadar da ciddiye almıyorlar, insanların çoğu bilmiyorum belki bu çoğunluğa bende dahilim, bilgi sahibi olmadan yorum sahibi olmayı özümsemişler, böylesi daha kolay! Söyledikleri kıraathane sohbetinden öteye gidemiyor ne yazık ki! Belkide bundandır atışların serbest olduğu ortamlarda herşeyi biliyorlar ve her konu hakkında fikir, dolayısıyla bilgi sahibiler! Konuyu da daha fazla dağıtmadan, ünlülerin(!) ne söylediklerine bakalım bir;

” Televizyon tarafından yönlendirildiğimizi biliyor musunuz? ”
from the poem An American Prayer by Jim Morrison

” Bir nedenden dolayı televizyona kapatma düğmesi koymuşlar. Kapat… Gerçekten çok fazla televizyon izlemiyorum. ”
President George W. Bush, C-SPAN interview, January 2005

” Amerikalı çoçuklar ve yetişkinler, uyumak dışında diğer aktivitelere harcadıkları zamandan daha fazla olarak, hafta da 22 ile 28 saat arasında televizyon izleyerek harcıyorlar. 70 yaşına geldiklerinde hayatlarının 7 ile 10 yılını televizyon karşısında harcamış oluyorlar. ”
The Kaiser Family Foundation

” Beynini kapatmak için televizyon izliyorsun ve beynini çalıştırmak istediğinde bilgisayarında çalışıyorsun.”
Steve Jobs, co-founder of Apple Computer and Pixar, in Macworld Magazine, February 2004

” Çocuklar tevizyon izleyerek okumayı öğrenemezler. Televizyon sadece arkaplan gürültüsü ve kirliliğidir.”
First Lady Laura Bush during the Republican National Convention in Philadelphia, July 2000

“Bugünlerde birşey için televizyon karşısında oturmuyorum. Söylemek istediğim televizyon izlemediğimdir. Hayatımdan televizyonu çıkardım. Bu mükemmel bir esasdan çıkmadı. Bütün gün çalışıyorum. Seyehat ediyorum, aşkamları söyleşi veriyorum. Spor ve haberden hariç, tam olarak televiyon izlemiyorum. ”
Talk show host Jerry Springer in an interview with the San Jose-Mercury News, January 2000
” Güçlü bir mevcudiyetin ya da bir kişinin elinde çok fazla medyaya sahip olması bana yanlış geliyor. Bu olay ülkemizin kuruluşuna taban tabana zıt olduğunu düşünüyorum. Bence, taban tabana zıt olan Amerikaların öğrenemeye ihtiyaç duydukları haber ve bilgilerin, tek bir yerden yönetilen çeşitli kaynaklardan alıyor olmalarıdır. ”
President Bill Clinton upon signing the Telecommunications Act of 1996 on the V-chip, designed to help parents block out violence on television

Daha fazla zamanınızı tüketmeden, televiyonunuzu kapatın ve hayatı yaşamaya başlayın! Daha fazlası  için http://www.turnoffyourtv.com/ adresini ziyaret edebilir ya da takipte kalabilirsiniz…

*günlük dememin sebebi; popülist bir politika izlemekten kaçındığım ve birşeyler karalamak ihtiyacı duyduğumdan, istediğim zaman ve istediğim konular üzerinde yazılar yazmayı tercih etmemdendir!

Tags: , ,
April 9, 2009 - 8:40 PM Comment (1)

Hayat dediğin nedir ki?

2006 yılında TIK* demiş ki; kadınların beklenen yaşam süreleri 74 yıl, erkeklerinin ki ise 69,1 olacakmış. Eeee? Türkiyede yetişkinlerin ortalama günde 5 saat TV başında harcadıklarını RTÜK söylemiş 2007 yılı gibi! Eeee? Günde 8 saat de yetişkin bir bireyin uyku ihtiyacının olduğunu varsayarsak -benim 12 saat oluyor arasıra, ki “SEIZE THE NIGHT” modunda yaşamaya çalışırım-, kahvaltı -ben niye yapamıyorum!- ve günün diğer zamanlarında da 1 saat yemek için harcadığımızı varsayalım. 1 saatmizi de günde kişisel ihtiyaçlarımız -banyo, tuvalet vs.-için harcadığımızı düşünelim. Eeeee? 1 saatimizi işe gidip gelmekle harcadığımızı da varsayalım. 8 saat te işte vakit harcadığımızı varsayalım! Tamam daha da karıştırmamak için artık varsaymayı bırakalım. Ya da günlük 24 saat limitimizi aşmamaya çalışalım :) Şimdi toparlarsak;

Ortalama yaşam süresi: 70 yıl olarak kabul edelim
TV için harcanan süre (günlük): 5 saat
Uyku ihtiyacı (ya da olayı geek moduna sokarsak ihtiyacı kelimesi yerine harcanan kelimesini koyuyorum)  için harcanan süre (günlük): 8 saat
Yemek için harcanan süre (günlük): 1 saat
Kişisel ihtiyaç için harcanan süre (günlük): 1 saat
İş için harcanan süre (günlük): 9 saat ortalama olarak da 30 yıl çalışma hayatının sürdüğünü varsayalım.

Şimdi Charlie Eppes in dediği gibi “temel” matematik kullanalım….

24×365x70=613200 saat yaşam süremiz varmış. Ve bunun;
5×365x70=127750 saatini TV,
8×365x70=204400 saatini Uyuyarak,
1×365x70=25550 saatini Yiyerek,
1×365x70=25550 saatini WC ve Banyoda,
9×365x30=98550 saatini İş yaparak harcıyoruz.

O zaman şu çıkıyor ortaya,  hayat dediğin nedir ki? sorusuna karşılık;

Hayatımızın %20,83‘ü TV karşısında, %33,3‘ünü uyuyarak, %4,16’sını yiyerek, yine %4,16’sını WC ve Banyoda, hayatımızın %16‘ını İşte harcıyoruz gibi bir sonuç çıkıyor.

Aşağıdaki adreside ziyaret ettiğimde,

http://chart.apis.google.com/chart?cht=p3&chs=750×300&chd=t:21,33,4,4,16,22&chl=Tv|Uyku|Yemek|Wc_ve_Banyo|Is|Diger&chtt=Hayat_Dedigin_Budur_Iste&chco=0000FF

hayat dediğin budur işte! grafiğini veriyor :)

Hayat***

Neyse şimdi bu kadar geyik yeter sanırım, yarın -bu gün olmuş yazıyı hazırlarken- hayatımın %16 lık kısmını kapsayacak olan yerden harcamaya devam edebilmek için uyuyayım.

* Türkiye İstatistik kurumu verisi -> http://www.tuik.gov.tr/Gosterge.do;jsessionid=Vrs6JddTr94Bv1H2Z19TbLXnyHyJPwFkV4TpTTXp1ysRnNBnJ6CJ!1343556470?id=3712&sayfa=giris&metod=IlgiliGosterge
**Radyo Televizyon Üst Kurulu verisi-> http://www.haber1.com/haber/20071101/Turkiye-kac-saat-TV-izliyor.php
***Online Grafik çizim -> http://code.google.com/intl/tr-TR/apis/chart/

Tags:
January 9, 2009 - 2:14 AM No Comments

Its time to the hardcore home entertainment!

Haftasonu D&R bir kaç tane DVD aldım. Bir kısmını izledim, bir kısmını ise bugun geceye doğru izlemeye başlayacağım. Fakat felaket bir şekilde dişlerim ağrımakta, dişlerimde hiç bir çürük bulunmaksızın. Sanırım yakında doktorum Ersoy’u uzun bir aradan sonra tekrar ziyaret edeceğim…

Bu ağrıyla nasıl olacaksa home entertainment artık, kalan DVD lerimi izleyeceğim. Belki dopamin sayesinde aldığım medikal ilaçlar da bir şekilde ağrılarım diner. Filmlere gelirsek,

Ne izledik;

Corpes Bride -> Beetle Juice dan sonra, Tim Burton hayranlığı başlamıştı. Ortaokul yıllarıydı sanırsam…Farklı bir formatta izlemiştim zaten daha önceden bu filmi ama film yapım tekniği de bir hayli kafamı karıştırıyordu. DVD yi aldığım çok iyi oldu bu anlamda, stop motion tekniğini daha yakından tanıma fırsatını elde ettim. Daha da saygı duydum çekim ekibine; sahneleri kare kare kaydetmek, daha sonra hepsini birleştirmek, kuklaların yapımı, dekorlar derken tamamen freak bir olay kısacası…

Wristcutters: A love story -> DVD nin ön kapağındaki yazı şöyle:

Uçuk kaçık bir KOMEDİ,

bir AŞK hikayesi,

bir YOL filmi,

fakat herkes ÖLÜ!

RENT -> Müzikal bie havada geçiyor film. Bir grup bohem’in varolma savaşını anlatan bir film. Anarşizmi hücrelerineze kadar hissedeceğinizden emin olabilirsiniz, hayatlarını aşk ve sevgiyle ölçen bir grup sanatçıyı konu alan farklı bir film… Kesinlikle sevgili günlük izlenmeye değer.

Ne izleyeceğim;

The Truman Show, In the mood for love, Kebab Connection, Kader

Bunlar içinde çok merak ettiğim In the mood for love var. Bir kim ki duk kokusu alır gibi oldum ama emin de değilim. Bakalım nasıl bir olay…

Daha sonra bu filmler hakkında yazıda edit yapmayı düşünüyorum açıkçası…

Son olarak, şimdilik, bu günlerde iyice kendini hissettiren Kill Your TV mottosuyla, günlük, bir sonraki girişe kadar kendine iyi bak :)

Tags: ,
December 22, 2008 - 5:59 PM Comment (1)